TEST YAYINI

YARINSIZ  VE KORUMASIZ ÇOCUKLAR İÇİN ÇIĞLIK VE DAVET

 YARINSIZ  VE KORUMASIZ ÇOCUKLAR İÇİN ÇIĞLIK VE DAVET

 

Ekte[1] yer alan bilgiler dahil “Yargı Reform Strajesi Belgesi” için  çeşitli şekilde ayrıntılı olarak açıkladığı gibi, Adalet Bakanlığı tarafından hazırlanmış ve AKP Grubu tarafından TBMM’ce sunularak 7188 sayılı yasa olarak kanunlaşan ve Adalet reformu adı altındaki düzenlemenin

  • Gençler dahil çocuk yargılamasının temel prensipleri
  • Gençler dahil çocuk koruma yasalarının ana ilkeleri
  • İstanbul Sözleşmesi’nin temel ilkeleri

Açısından Anayasamıza, “Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi” ile adil yargılamayı ve adaleti de tamamlayan sosyal koruma dahil sosyal anayasası olan “Avrupa Sosyal Şartı” gibi   uluslar arası sözleşmelere ve iç hukuk yasalarımıza uygunluğun, tutarlılığın aranılmaması sonucu ortaya çıkan   aykırılıklar tarafımızdan tespit edilmiş ve  raporlanarak ortaya çıkan endişe verici durumların bu konudaki ilgili kurum ve birimlere ve de yaşanılan sorunları dert eden etmeyen, sahip kılan veya kılmayan kişilere de  gönderilmesini   gerektirmiştir.

            Bugüne kadar çocuklarımızın korunmasına yönelik gerek Anayasamız gerek uluslararası sözleşmeler ve 7.5.2004 tarihinden beri   iç hukukumuzda hepimizin katkılarıyla yer alan düzenlemelerin büyük bölümü ya hiç uygulanmamakta ya da şeklen uygulanıyormuş gibi gösterilmektedir. Evrensel değerler ve uygulamalar konusunda zaman zaman görmezden gelmelerle her sene en az 600 bin  çocuk adalet adına  yer alması da sağlanmaktadır..

            Suç ve çocukların yetişkinler gibi yargılanmasının engellenmesi ve korunması günümüzde  uygarlık noktası da olup çocukların ve  toplumun geleceğini de belirleyen  uygulamada çocuk yargılamasının ve korunmasının temel direği olan

  • Hukuk
  • Eğitim
  • Sağlık
  • Sosyal hizmet, adalete ulaşımın temel hedef ve amacıdır.

Ancak alanlarının görevini gereği gibi yerine getirmemesinin, birlikte uyum içinde çalışmamasının ve bilimden uzaklaşılmasının ve sosyal hizmet konusunda yetkisi olmayan kişilerin de büyük rolü olduğu inkâr edilemeyecek   gerçektir.

            Şöyle ki ulusal, uluslar arası yasalarımızda yer alan çocuk koruma ve yargılamasının temelinin çocuğa özgü yargılama sistemi oluşturulması ve suça her nasılsa karışan bir çocuğun topluma yeniden bütünleştirilmesi ve yeniden kazandırılmasına yönelik usül dahil adil yargılama  önceliklidir. Doğası gereği suç ve çocuğun davranış açısından  var olduğu olgu ve  gençler dahil çocukların yarar ve esenliğine ulaşılması konusunda  asgari standartlarına uygun olunması ve de korunması konusundaki yükümlülüklerin peşine düşülmesi ,dert edilmesi ve özellikle çocuklara sahiplenilmesi  yerine  hep birlikte ona elimizi uzatma alışkanlığını bir türlü (hala) kazanamamış olmamız  ise gözler önündedir.

            Hala çocuklarımızı yargılayan mahkemeler şeklen sadece tabelasında “çocuk” yazan ceza mahkemeleridir. Çocukların korunması ve insanın önemli evreleri olan çocukların parçası olan gençlerin hala    göz ardı edilmesi ise bir beceri  olarak zan edilmektedir.  

            Çocuk ve Çocuk Ağır Ceza Mahkemelerinin yaygınlaşamaması sonucu çocuk ve gençlerin yarısı da hala genel mahkemeler de yargılanmaktadır. 12 yaşındaki bir çocuğun genel mahkemelerde tutuklanmasının da rahatlıkla mümkün kılındığı  acı ve vahim gerçeklerle mahkemelerin hiçbirinde çocuğun temel hakları hala  uygulanmamaktadır.

  • Görüşünü rahatça dile getirecek fiziksel koşullar sağlanamamaktadır.
  • Haklara saygı duyulması, korunması ve geliştirilmesi yerine genelgelerin, yönetmeliklerin öne çıkmasıyla adaletten uzaklaşılmaktadır. 
  • Çocuk hâkimi adıyla kürsüye çıkıp ona tepeden özel giysisi ile bakan hâkim çocukla iletişim kurma becerisine sahip değildir. Evrensel uygulamalar çocuk ve gençler için  hala hayaldir.
  • Çocuğun oraya hangi koşullarda geldiği ya da getirildiği hakkında en küçük bir bilgisi yoktur. Dosya numarası, çocuğun önüne çıkmakta,
  • Bir asırdan beri yaşam koşulları ve sosyal ortam konusunda yapılmış ciddi ve gerçek araştırmaya dayalı bir SIR raporu alın(a)mamakta ya da alınsa da sosyal hizmet konusunda eğitim almamış kişilerce SİR düzenlenmesi sonucu çocukların geleceği belirlenmektedir.
  • Evrensel açıdan Afganistan dahil SIR raporu alınmadan dava açılmanın mümkün olmamasına rağmen hala hüküm, incelemeye dayanmadan kurulmaktadır. Bunu engellemek ve yeni kavramları oluşturma beceri olarak zan edilmektedir.
  • Çocuğun çocukluğu, geleceği, eğitimi, hayalleri, bu hayallerini gerçekleştirebilecek yetenek ve becerileri hakkında en küçük bir bilgi edinme gereğini duymamaktadır.
  • Hükmü verirken, ertelerken, hangi istek, beceri ve yöntemlerin kullanarak geleceğine yön veren tedbirler uygulanacağı da göz ardı edilmektedir. Yarar ve esenlik konusunda bilim ve somut bilgiye  ulaşılmasından  kaçınılmaktadır.

Yarar ve esenlik açısından çocuk koruma kanununda açıkça suça yönelen çocuğun sistemden mağdur edilmesini engellemek ve korunmaya ihtiyacı bulunduğu ilkesi amir hüküm olarak yer almış olmasına rağmen “çocuk” için TCK 31. Maddesinde yer alan ve açıkça Anayasa ve uluslararası sözleşmelere aykırı olan güvenlik tedbirleri dışında koruyucu – önleyici – kazandırıcı hiçbir tedbir kararı alınmamaktadır.

Bir asırdan beri söz konusu cezalandırmanın ve bakışın  öne çıkarılmasının devamı olarak;  

  • Dünyanın hiçbir yerinde var olmayan çocuk ağır ceza mahkemesi diye bir mahkeme aracılığıyla soruşturma süreci dahil “suça sürüklenen çocuk” şeklinde ki tanımla masumiyet karinesine aykırılı olarak çocuklarımızı damgalamaya devam edişimiz,
  • Zarfların önündeki açıklamalarla yapılan tebligatlar ve bunların arasında cinsel açısından mağdur edilen çocukların da dahil olduğu süreçte duruşma önlerinde asılan duyuru ve çığırtkanlıkla damgalamalar ,lekelemeler ve de bunları seyretmekle oluşan ortaklığımız,
  • Çocuk koruma yasasında açıkça çocuk mahkemelerinde Cumhuriyet Savcısı bulunmaz kuralını ihlal ederek yasada öngörülmemesine rağmen Çocuk Ağır Ceza Mahkemeleri’nde Cumhuriyet savcılarının bulunmaya devam etmesi,
  • Çocukların “dinlenmesiyle” bilgiye sahip olunması ile “ifade” alınması arasında farkın ve önemin hala anlaşılmaması ve de delil oluşturulması,
  • Bir taraftan 18 yaşına kadar her birey çocuktur hükmünü yasalara geçirip diğer yandan 12 – 15 yaş grubundaki çocukların işledikleri suçun sonuçlarının   Adli Tıp birimi dahil uzman hekim tarafından inceleterek akıl sağlığı incelemesinin kanunda yer almamasına rağmen yönetmelikle mümkün kılındığı gerçekle ve   eş değer uygulamalarla 12 yaşındaki çocuklarımızı damgalamaya devam ediyoruz. Yetişkinleri benzer kılmak amacıyla yaşam koşulları ve sosyal ortamlarının göz ardı edilmesinin yanı sıra 15-18 yaş grubu şeklinde yapılan  gruplaşmayla, gençlerin de yetişkinler gibi öncelikle cezalandırması adalet adına beceri olarak zan edilmektedir. Özellikle yaşam koşulları ve sosyal ortamla ilgili bilgiye dayalı hüküm verilmesinin göz ardı edilmesiyle adalet ve hukuktan uzaklaşılacağı gibi , geleceklerinin karartılması mümkün olmaktadır.

 

             Yarını olmayan “yarınsız” çocuklarımızı ne aile içinde ne okulda ne toplumda ne de çalışma ortamdaki şiddetten koruyamıyoruz. Evreler dahil doğası gereği  suç olgusu ve nedenlerini  açıkça bilmemize rağmen şiddet gören çocuklarımıza kişisel ve sosyal açıdan hiçbir sağaltıcı tedavi ve koruma boyutuna yönelik sosyal hizmetlere dayalı yöntem araçlar uygulanmamaktadır. Evrensel uygulamalara yönelik temel araçlardan birisi olan SİR ve kamusal bir hizmet olan sosyal hizmetler konusunda ki  yetkinliğin ve tutarlılığın aranılması  yerine şiddet gören çocuklarımızın daha sonra birer suç makinesi ve cani olarak aramıza katılmalarına ve masum insanlarımızın katili olmasına seyirci kalıyoruz.

Unuttuğumuz ve tükettiğimiz Ceren’in vahim ölümü ve neden olan kişi bir sonuç olup   ders almanın ötesindedir. Benzer durumların tekrarının engellemesi için yapılar dahil sorumluların ve gerçeğin peşine düşünülmesini de görev yapmaktadır.

Mevcut düzenlemelerle sorumluları, nedenlerini ve de çözümlerini de açıkça biliyoruz.  

Ancak, çaresiz ve çözümsüz kılarak farklı farklı araçlar geliştirmeyi beceri olarak zan ediyor sonra da şaşırıyoruz. “Ama” ve “fakat” diyerek çaresizliğe ortak oluyoruz.

Çocuk koruma sisteminde yasaların amir hükümlerini bile uygulamıyor, göz ardı ediyoruz.

Yürürlükteki yasa ve yönetmeliklere aykırılıklar dahil hak ihlallerini çözmekle yükümlü mahkemeler idari adli mahkemeler görev ayrımı içinde sorumluluğu biri, bir diğerine atarak bu konuda hukuksal çözümsüzlüğün seyredilmesine olanak sağlıyorlar. Aslında hukuk devletinde çözümlerini birlikte içermektedir. Buna rağmen çocuk yargılaması ve koruması gibi son derece özel bilgi, yetenek, özveri isteyen bu sistemde görevlendirdiğiniz hakim – savcı – avukatlar ve de bu yönde yer alan yetkin ve sorumlu kişilerin bilgi, deneyim,,  yetkinlik ve özveriye sahip olup olmadıkları konusunda ciddi bir eğitimden geçirilmediği   ve de yetkisi olmayan kişilerinde dahil edilmesi için  bu konuda başını alıp gitmiş bir vurdumduymazlık sürüp gidiyor.

Hala 1989 yılında YÖK tarafından eğitilmelerine son verilen ve yetiştirilmeyen ve 30 yılı aşkın süredir olmayan pedagogluk meslek olarak yasalarımızda yer alabiliyor. ”Pedagog” diye karşılığı olmayan kişilerin adalet adına yer alması hala sağlanıyor.

  • Hala Sosyal Hizmet nedir?
  • Sosyal incelemeyi kim yapar?
  • Nasıl yapar?
  • SIR raporu nedir?
  • Kimler tarafından düzenlenir?

Gibi çocuk korumanın evrensel temelini teşkil eden ilke ve ölçüleri yok eden düzenlemeler gelişigüzel yasalarımıza giriyor.

                   Bu kişilerin hangi alanlarda uzmanlık yapacağı, görev alanları, olmaları gereken eğitim kriterleri belirlenmeden “sosyal çalışma görevlisi” gibi garabet tanıma ek olarak “uzmanlar” adı altında bir torba yasa içinde ve mahkemelerde yine bir torba halinde bulunmaları öngörülüyor.

                   Hayırseverliğin günümüzde sosyal hizmete dönüşmesinde sosyal hizmetler ve adaletten uzaklaşılmasına neden olan durumların bu şekilde devamı bugüne kadar olduğu gibi bugünden sonra da çocuklarımızı koruyamayacağımızı ve  yarınsız bırakacağımızı bize göstermektedir.

                   Çocukluklarını yaşayamamış, hakları ihlal edilerek fiziksel – duygusal – cinsel şiddet görerek büyütülen çocuklarımızın bu haksızlıkların intikamını bizden, masum insanlardan alacağını ve bizim tabirimizle geleceğin canileri olacağını unutmamalıyız.

                       Bu gerçeklerle yarınsız ve korumasız çocuklar için  utanıyoruz.

                      Kendi çocuklarımız dahil gözlerine rahatlıkla bakabilmek için utanmak ve yüzleşmek ise öncelikli çözümler arasındadır. Çocuk haklarını korumak ve çocuklara sahip çıkarak bunu önlemek için hepinizi bir araya gelmeye ve çığlığımızı duyurmaya çağırıyoruz. 20.12.2019

                                                                                                          Sevgi ve saygılarımızla.

                                     Av.Türkay Asma [2]                                          SHU.Nihat Tarımeri [3] 

 

 


[1] http://sosyalhizmetuzmanlari.com/makale/oku/222/yargi-reform-ve-cocuk-haklari-adina-7188-sayili-kanunda-cocuk-ve-kadinlar-acisindan-anayasaya-aykiriliklar-icin-oneri-ve-cagri

http://sosyalhizmetuzmanlari.com/makale/oku/203/ceviri-yanlisliklar-ve-cocuk-haklarina-dair-sozlesme--bm-pekin-kurallarina-yonelik-tespitler-adalet-adina-cocuklaragenclere-etkiler

http://sosyalhizmetuzmanlari.com/makale/oku/200/yargi-reform-strajesi-belgesi--600-binden-fazla-lekelendirilmis-cocuk-ve-utanicak-sayilar-icin-cagri--1

http://sosyalhizmetuzmanlari.com/makale/oku/201/yargi-reform-strajesi-belgesi--600-binden-fazla-lekelendirilmis-cocuk-ve-utanilacak-sayilar-icin-cagri---2

[2] Ankara Barosu Avukatı ; turkayasma@hotmail.com

[3] Zürih Gençlik Savcılığı (eski) Sosyal Hizmet Uzmanı;ntarimeri@gmail.com

İlgili dosyayı indirmek için tıklayınız


Yorumlar

    Bu makaleye henüz yorum yapılmamıştır.

Yorum Ekle

Yorum yapabilmek için giriş yapmanız gerekmektedir. Giriş Yapın veya Üye Olun.