Perşembe, Nisan 30, 2026

Tel: 0544 865 16 56

Ana SayfaÇocuk Esirgeme Kurumu MüzesiÇOCUK ESİRGEME KURUMU- ANA KUCAĞI

ÇOCUK ESİRGEME KURUMU- ANA KUCAĞI

Anakucağı

30 Haziran 1921 tarihinde Ankara’da kurulan Himaye-i Etfal Cemiyeti’nin ilk çalışması, Mareşal Fevzi Çakmak’ın kuruma telgraf çekmesi üzerine başlamıştır. Cepheden gönderilen binbeşyüz çocuk  Ankara’da evlere yerleştirilip misafir edilmiş, daha sonra Hacı Bayram Caddesinde küçük  bir çocuk misafirhanesi açılmıştır. Korunmaya muhtaç çocuk sayısındaki artışlar üzerine, 1925 yılında Keçiören’de bir anakucağı açılarak yatılı bakım hizmeti verilmeye başlanmıştır.

Himaye-i Etfal Cemiyeti yayınlarında; anakucağı, yetimlerevi ve şefkat yuvası aynı anlama gelip tüm bu terimler daha sonra çocuk yuvası olarak kullanılmaya başlamıştır. Cemiyetin 1933 yılı verilerine göre Ankara ve Diyarbekir’de anakucağı, Çanakkale, Edirne ve Adana’da yetimlerevi , Artvin, İzmir, Giresun, Tokat, Kars, Biga, Lapseki, Reşadiye, Ödemiş, Adana ve Balıkesir’de şefkat yurdu bulunduğu belirtilmektedir.

Himaye-i Etfal Cemiyetinin yayınlamış olduğu kongre raporlarında anakucakları ile ilgili bilgiler yer almaktadır. 1932 yılında yayınlanan raporda yapılan çalışmalar ve durum şu şekilde özetlenmiştir.

“Anakucağı müessesemiz 1930 senesinde 90 kimsesiz çocuğa bakmak suretiyle hayatlarının daha ilk günlerinde zaruret ve ölüme terk edilmiş olan bu yavruları kurtarmıştır. Görülen zaruret üzerine bu müessesemizde altmış çocuk daha alabilecek ikinci bir paviyon yaptırılarak hergün artmakta olan ihtiyaçlardan bir kısmının tehvini çaresi temin edilmiştir. Mevcuda ilaveten 929’da yaptırılan birinci paviyonda olduğu gibi bu ikinci paviyon asri bir çocuk müessesesinin istilzam ettiği fenni ve sıhhi tertibata havi bulunmaktadır.

“Buna rağmen müessesemizin bütün maaş ve masrafları dahil olmak üzere bir çocuk için günde isabet eden para (90) kuruştur. Bu miktar diğer memleketlerdeki sarfiyata nisbetle iki üç misli noksandır. Bütçemizin vaziyeti daima nazarı dikkate alınarak müessesedeki çocuklara asgari masrafla tam kalori verilmeye çalışılmaktadır.

“Anakucağına kabul edilmek için vaki müracaatları çokluğu ve müessesenin çok dolmuş olması dolayisile  yardım talebile  umum merkezimize müracaat eden fakir dul annelere kimsesiz çocukları ücretle bakma usulü tatbik edilmiştir. Bu suretle 1930’da himayeye muhtaç ve kimsesiz 20 kadar çocuk fakir ailelere yerleştirilmiş ve 20 anneye de bilvasıta yardım edilmiştir.” (Türkiye Himaye-i Etfal Cemiyeti Umumi Merkezi, 1932)

Rapordan da anlaşılacağı üzere cemiyetin açmış olduğu anakucağı hemen dolmuştur. Anakucağı’nda yeni bö-lümler açılmasına karşın ülkede yaşanan sosyoekono-mik sıkıntılar nedeniyle korunmaya muhtaç çocuk sayısı hızla artmaktadır. Cemiyet Anakucağı’nda ço-cukların sağlıklı yetişmelerini sağlamak amacıyla yemeklerini kalori gereksinimlerini dikkate alarak çıkarmaktadır. Burada dikkat edilecek bir diğer konu ise, 20 çocuğun yoksul ailelerin yanına yerleştirilerek hem çocuğun bakımının sağlanması, hem de çocuğa bakan aileye yardım yapılarak iki yönlü bir çalışmanın yürütülmesidir. Yapılan bu koruyucu aile çalışması sosyal hizmet tarihinin ilkleri arasında sayılabilir.

İncelediğimiz ikinci kaynakta; kavramlar yerine daha da oturmaktadır. Cemiyet aynı bakım türünün değişik adlarla adlandırılmasını önlemek amacıyla anakucağı adının kullanılmasını önermekte ve yatı mekteplerini kaldırılması ile yaşanan zorlukları dile getirmektedir.

“Çocukların geceli gündüzlü kaldıkları Yetimevleri, Şefkat Yuvası isimlerini taşıyan yerleri Anakucağı ismi altında zikretmek muvafık olur.

“Anakucaklarının takip ettikleri gaye süt çağından itibaren kimsesiz ve bakıma muhtaç yavruları mektep çağına kadar bakmak ve sonra leyli mekteplere devir etmektir. Geçen seneye kadar bu devir muamelesi tamam olmamakla beraber kısmen temin edilebiliyordu. Yatı mekteplerinin ilgası münasebetiyle bu sene muvaffakiyet hasıl olamadı. Bu çocukları hayata bırakabilmek için ilk tahsil kadar himaye etmek mecburiyetinde bulunuyoruz. Bu vaziyet süt çağında bulunan muhtaç çocukları müesseselerimize almaktan bizi men etmekte, bu suretle küçük çocuklar için yapılmış olan tesisatımız büyük çocuklara kafi gelmemesi yüzünden bizi müşkül bir vaziyete sokmaktadır. Tahsil çağına gelmiş çocuklarımızı mekteplerine almak suretiyle Maarif Vekaletinin bu müşkül vaziyetimize çaresaz olmasını temenni ederiz.

“Anakucaklarının büyüğü Keçiörendeki müessesedir. Kadrosu 150 çocukludur.” (Türkiye Himaye-i Etfal Cemiyeti Umumi Merkezi, 1934)

Himaye-i Etfal Cemiyetinin 1934-1935 yıllarını kapsayan İş Raporunda Anakucakları’nın büyük yaş grubu çocukları bir yere gönderememeleri nedeniyle yığılmaların meydana geldiği, çözüm için Devlet’in yardımlarının gerektiği vurgulanmaktadır. Bu raporda ülke düzeyinde 3 anakucağı, 11 şefkat yurdu, 3 yetim-lerevi bulunduğu belirtilmiştir. Raporda anakucağı çalışmaları aşağıdaki şekilde değerlendirilmiştir.

“Bu müesseselere köylerde ana ve babasını süt çağında iken kaybetmiş, kendisini koruyacak akrabası olmayan çocuklarla, şehirlerde ana ve babadan mahrum kalmış yoksul süt çocukları alınmaktaydı . Gayeleri bu gibi çocukları ölümden korumak, bakıma muhtaç çocukları sürünmekten kurtarmak, bunları mektep çağına kadar bakarak 7 yaşından sonra yatı mekteplerine devret-mektir. Bu devir işi 1931 yılına kadar kısmen temin edilebiliyordu. Şehir yatı mekteplerinin kalkması dola-yısıyle müessesemizde 7 yaşına gelen çocuklar, yerleş-tirilecek yer buluncaya kadar, müessesemizde alıkonu-larak en yakın mektepte okutulmaktadır. Bunun için yaşı ilerlemiş 36 çocuk yerlerini kimsesiz terk edecek-leri yerde müessesede ilk mektebe devam etmektedir. Bunların sayısı her yıl artmaktadır. Bunlar, müessese-mize alınması zaruri olan süt çocuklarını almak imka-nını çok  daralttığı gibi küçük çocuklar için kurulmuş olan tesisatımızın yetişmiş çocuklara kafi gelmemesi yüzünden Kurumu güç bir vaziyete sokmaktadır.

“Köylerden ve uzak kasabalardan Anakucağına alınmak için şube ve merkezlerimize resmi makam-lardan gönderilen öksüz süt çocuklarının günden güne çoğalmakta olması yetişmiş çocukların başka müesseselere yerleştirilmesi, yahut müessesemizin bu vaziyete göre genişletilmesi için bizden hiç yardımını esirgemeyen Hükümetimizden rica etmek mecburiyetini duymaya başladık. (Türkiye Çocuk Esirgeme Kurumu Genel Merkezi, 1936

1936 yılında “İzmir Karşıyaka Anakucağı’nı Gezelim?” başlığı altında bir röportaj yayınlanmıştır. Daha önce belirttiğimiz gibi Cemiyet önce Ankara ve Diyarbakır’da daha sonra İzmir’de anakucağı açmıştır.

Rıza Uygun’un röportajında; “Anakucağı 1932’de açılmıştı, şimdiye kadar 3 bina değiştirilmiştir. En rahat ve güzeli olanı burasıdır. Kucağa 4 ila 7 yaş arası çocuklar alınmaktadır. Burasını Çocuk Esirgeme Kurumu idare etmektedir. İki sınıfımız ve 60 öğrencimiz vardır. İşimiz, ufak çocukları şimdiden arkadaşlarını sevdirmek ve tanıtmak ve zekalarını açmaktır” denilerek anakucağında okul öncesi eğitim çalışmaları yapıldığı vurgulanmaktadır.” (1936)

1938-1939 Yılları İş Raporunda; 1937 yılında 3 anakucağı, 15 şefkat yurdu, 3 yetimlerevi, 1939 yılında 3 anakucağı, 18 şefkat yurdu, 4 yetimlerevi bulunduğu belirtilmektedir.

Belirtilen iş raporunda; “İlişik olarak takdim ettiğimiz broşürde Ankaradaki müessesemiz hakkında izahat arzedilmiş olduğundan burada tekrarından içtinab edilmiştir. Yalnız şunu arzedelim ki Keçiörendeki Anakucağı müessesemizi Reisicumhur Hazretleri Kurumumuza göndermiş olduğu iltifatnamede Çocuk Yuvası ismiyle ifade buyurmuş olduklarından Anakucağı ismini Çocuk Yuvası ismine tahvil ettik., denilerek isim değişikliğinin gerekçesi ortaya konulmuştur. (Türkiye Çocuk Esirgeme Kurumu Umumi Merkezi, 1940)

Daha sonra 1940-1941 yıllarını kapsayan iş raporunda çocuk yuvaları (yetimevleri- şefkat yurdları) sayısı 31 olarak gösterilmiştir. (Türkiye Çocuk Esirgeme Kurumu Umumi Merkezi, 1942)

Özetlemek gerekirse Himaye-i Etfal Cemiyeti genel merkezi ve şubelerince korunmaya muhtaç çocuklara yönelik olarak açılan kuruluşlar; anakucağı, şefkat yuvası, yetimevleri olarak adlandırılmıştır. Cumhurbaş-kanlığınca kuruma gönderilen yazı ile değişik isimlerle anılan bakım kuruluşları tek isim altında toplanarak “Çocuk Yuvası” olarak adlandırmaya başlanılmıştır.

 

Ekler

turgay çavuşoğlu
turgay çavuşoğlu
TURGAY ÇAVUŞOĞLU 1954 yılında Muğla’da doğdu. Yükseköğrenimini 1974-1978 yılları arasında Ankara Sosyal Hizmetler Akademi’sinde gerçekleştirdi. 1998 yılında Türkiye ve Ortadoğu Amme İdaresinde yüksek lisansını tamamlayarak, “Kamu Yönetimi Uzmanı” unvanını aldı. 1978-2011 yılları arasında Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığı ile Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu Genel Müdürlüğü’ne bağlı sosyal hizmet kuruluşlarında Sosyal Hizmet Uzmanı ve yönetici olarak görev yaptı. 2007 -2013 yılları Adnan Menderes Üniversitesi İİBF Sosyal Hizmet Bölümünde, 2014-2018 yılları arasında Celal Bayar Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Sosyal Hizmet Bölümünde konuk öğretim görevlisi olarak ders vermiş, staj danışmanlığı yapmıştır. Turgay Çavuşoğlu çalışmalarını sosyal hizmet tarihi ve insan ticareti alanında yoğunlaştırmıştır. Sosyal Hizmet Tarihi ile ilgili yayınlanmış üç kitabı, ve sempozyumlara sunulmuş birçok makalesi bulunmaktadır
BENZER YAZILAR

POpüler yazılar

Güncel Yorumlar