MİTHAT PAŞA VE ISLAHHANELER
Giriş;
Türk sosyal hizmet tarihinde kurum bakımının temelini oluşturan, “Islahhaneler”; işleyişi,
üreticiliği, sistematiği ve korunmaya muhtaç çocukları yetiştirmesi bakımından döneminin örnek bir kuruluşudur. Mithat Paşa tarafından korunmaya muhtaç çocukların topluma kazandırılması amacıyla açılan Islahhaneler, mesleki eğitim açısından önemli bir misyon yüklenerek bu çocukların meslek sahibi olmaları ve toplum içerisinde sağlıklı bireyler olarak yaşamalarına yardımcı olmuştur.
Mithat Paşanın Tuna Valiliği zamanında açılan; Niş (1863) , Sofya, Rusçuk Islahhanelerinin başarılı çalışmaları sonrasında; Bosna, İşkodra, İzmir, Bursa, Edirne, Kastamonu, Diyarbakır, Konya, Kastamonu, Sivas, Halep, Selanik, Şam, Bağdat, Trablusgarp, Prezin , Üsküp gibi illerde Islahhaneler açılarak, mesleki eğitim imparatorluğun değişik bölgelerine ulaşmıştır.
Dönemin sosyo-ekonomik yapısı;
Türk sosyal hizmet tarihine baktığımızda, sosyal yardımlaşma ve dayanışmanın güzel
örneklerini görürüz. Yoksullukla ilgili sorunlar öncelikle aile içerisinde çözülmüş, bunun mümkün olmaması halinde konu, komşudan yardım istenilmiştir. Türklerin Anadolu’ya gelişi sonrasında kurulan “Ahilik” sistemi, öncelikle üretim sistemini düzenlemiş, daha sonra toplumsal yardımlaşmanın esaslarını geleneksel hale getirmiştir. Yamak, çırak, kalfa, usta hiyerarşisi içerisinde yürütülen mesleki çalışmalar sanayi devriminin başlaması sonrasında gerilemiş ve küçük üretim, makineleşme ile başa çıkamaz hale gelmiştir.
1839 Tanzimat Fermanı ile başlayan dönem sonrasında, Osmanlı İmparatorluğu birçok
alanda yenileşme çabaları içerisine girmiş, özellikle sanayileşme ve tarımda gelişme sağlayabilmek için arayışlara girilmiştir.
1838 yılında Meclis-i Vala’da korunmaya muhtaç çocuklar sorunu gündeme gelmiş, iki
adet yatılı guraba mektebi açılarak başıboş gezen yetim ve öksüz çocukların bu mekteplerde okutulmasına karar verilmiştir. Fakat karar uygulamaya geçememiştir.
Padişah Abdülmecit 10 Ocak 1845 tarihinde yayınlanan hatt-ı hümayun ile
“Uyruklarımın refahı için her önlemi alınız. Gelişmenin gerçekleşmesi, gerek din, gerek dünya işlerinde bilgisizliğin kaldırılmasına bağlı. Bilimlerin ve fenlerin öğretileceği sanayi okullarının kurulmasını en öncelikli işlerden saymaktayım” diyerek sanayileşmenin önemini ortaya koymuştur.
Özetlemek gerekirse; yaşayan siyasal olaylar, imparatorluğun hâkim olduğu bölgelerde
yerel halkın kışkırtılması sonrası çıkan istikrarsızlıklar, Osmanlı- Rus Savaşlarının ekonomiye
yansıyan olumsuzlukları, borçlanmalar ve sanayileşmede Avrupa’nın gerisinde kalınması
imparatorluğun gerilemesinde önemli rol oynamıştır.
Islahhanelerin ilk açılışı sırasında Tuna Bölgesine gelen göçmenlerin artması, bölgenin
sosyo-ekonomik yönden zayıflığı, çocukların çaresizliği nedeniyle yollara düşmesi etkili olmuştur.
Bölgede yaşanan istikrarsızlara karşın Mithat Paşa çocuklar arasında hiçbir ayrım yapmaksızın Osmanlıcık felsefesiyle yola çıkarak, bölgede yaşayan tüm toplumların çocuklarına kucak açmıştır.
Bununla yetinilmemiş çocukların kendi dinlerince özgürce ibadet etmelerine ve ana dillerinde eğitim yapmalarına izin verilmiştir.
Mithat Paşa;
1822 yılında İstanbul’da doğan Mithat Paşa’nın asıl ismi Ahmet Şefik’tir. Genç yaşta
girdiği Divan-ı Hümayun kaleminde gösterdiği başarı üzerine kendisine “Mithat”(övülen,
methedilen) ismi verilmiştir. Daha sonra Şam, Konya ve Kastamonu’da Divan Kâtipliği görevinde bulunmuştur. Tekrar İstanbul’a döndüğünde Sadıiret Mektebi kaleminde çalışmaya başlamıştır. Bu bölümlerde yükselişi devam etmiş, Meclis-i Vala Ahkam-ı Adliye Dairesi ikinci katipliğine getirilmiştir. Mithat Paşa’nın gelişiminde Kırım Savaşı nedeniyle yürütülen çalışmalara katılması ve 1854 yılında Balkanlar’da yaşayan karışıklıklar sırasında Şumnu ve İslimiye bölgelerindeki
sorunun çözümü için hazırladığı rapor büyük önem taşımıştır. 1857 yılında yılında Silistire ve Vidin Valilerinin soruşturma raporlarını hazırlamıştır.
Mithat Paşa bu raporlar nedeniyle bölgeyi çok iyi incelemiş ve yapılacak işler konusunda
kafasında hazır projeleri olmuştur. Niş Valiliğine atanması ile birlikte; sosyal, kültürel ve imar ile ilgili çalışmalarını hayata geçirmiştir. Öncelikle, köy, kaza, il örgütlenmesini tamamlamış yılda bir toplanacak, Vilayet Umum Meclislerini oluşturmuştur. Tuna’da kaldığı süre içerisinde üç bin kilometre yol ve bindörtyüz köprü yaptırarak hem emniyeti sağlamış, hemde bölgeye ekonomik hareketlilik getirmiştir. Mithat Paşa’nın Tuna Valililiği sırasında hayata geçirdiği “Menafi Sandıkları” uygulaması köylüyü tefecinin elinden kurtarmış ve bölgenin tarımdan elde ettiği geliri arttırmıştır. Mithat Paşanın bir başka başarılı uygulaması Tuna Vilayet matbaası ve Tuna Gazetesidir. 3 Mart 1965 yılında yayına başlayan gazete Osmanlıca ve Bulgarca basılmıştır. Mithat Paşanın başarılı uygulamaları sayfalara almayacak kadar fazladır. Vergi toplamak için “tahsildarlık” sisteminin kurulması, Tuna üzerinde vapur sistemini düzenlemesi, 1866 yılında telgraf hattının tüm bölgeye döşenmesi, Çerkes ve Tatar Muhacirlerin iskanının sağlanmasının yanı sıra üretici hale getirilmesi, karakol sisteminin düzenlenmesi, su kanallarının açılması ilk aklımızagelenlerdir.
Mithat Paşanın sosyal hizmet tarihine kazandırdığı en önemli çalışma, “Islahhanelerin”
kurulmasıdır.
Islahhane Nizamnamesi ve Islahhanelerde İşleyiş;
Mithat Paşa tarafından hazırlanan Islahhaneler Nizamnamesi, sistematik bir şekilde
hazırlanmış olup üç ana bölümden oluşmaktadır.
1- Islahhaneye alınacak öğrencilerde aranacak şartlar, okutulacak dersler ve
öğretilecek sanatlar,
2- Islahhanede görevli memurlar ve vazifeleri, ıslahhanenin gelir ve giderleri ile imalat
durumu
3- Öğrencilere uygulanacak cezalar ile mesleki başarılar
Islahhanede barınmak ve öğrenim görmek için 5-13 yaş arasında olma, ebeveynsiz
olmak, bunlardan biri dahi olsa geçimini sağlayamayacak durumda bulunmak, yani fakir ve
gerçekten yardıma muhtaç durumda olmak şartı konulmuştur. Islahhanelerde eğitim beş yıl
süreli olarak verilmiştir. Çocuklara okuma yazma öğretmenin yanı sıra ana eğitim sanat
üzerine olmuştur. Dönemin özellikleri gereği debbağlık, terzilik, kunduracılık, terzilik,
demircilik, matbaacılık gibi sanatların eğitimi verilmiştir. Islahhaneler ikili bir yönetimle
çalışmalarını yürütmüştür.. Yöneticilerden birisi beslenme, barınma, disiplin gibi işlere bakmış diğeri ise malzeme ve üretimle ilgili işleri yürütmüştür. Islahhaneye gelen öğrenci öncelikle beşinci sınıfa alınmış, yılsonunda sınavlarda başarılı olanlar bir üst sınıfa geçirilmişlerdir.
Birinci sınıftan mezun olan öğrenci okumayı yazmayı, dört işlemi ve sanatını ustalık
derecesinde yerine getirebilecek duruma gelmiştir.
Korunmaya muhtaç çocuklara bakım ve eğitim hizmeti veren ıslahhaneler, bölgenin
hammadde üretimine göre şekillenmiştir. Adana Islahhanesi dokuma, Kastamonu Islahhanesi ahşap, Diyarbakır ıslahhanesi İran şalı ve yöresel giyim imalatı, İzmir ve İstanbul Islahhaneleri matbaa ve makine imalatı ağırlıklı üretime yönelmişlerdir. Islahhaneler zaman zaman askeri giyim eşyası dikerek gelir elde etmişlerdir.
Islahhaneler yörelerine göre, alanında ileri gitmiş ustaları istihdam ederek
faydalanmışlardır. Islahhaneden eğitim almış ve alanında başarı olan öğrenciler, bulundukları ıslahhanelerde usta öğretici olarak çalışmışlardır. Bazı ıslahhaneler yurt dışına öğrenci göndererek, Avrupa’da yeni gelişen meslekler konusunda eğitim almalarını sağlamıştır.
Islahhaneden eğitim alan öğrenci-sanatkar çocuklar, ayrılışları sırasında çalışma
sürelerine göre pay verilmiştir. İkinci destek olarak doğrudan dükkan açacak öğrencilerine kredi sağlanarak dükkan açmalarında yardımcı olunmuştur. Çocuklar dükkan açmak için
aldıkları kredileri daha sonra kuruluşa ödemişlerdir.
Islahhanelerin açılışları yöre ileri gelenleri ve esnaflar tarafından desteklenmiş ve
önemli bağışlar toplanmıştır. Bu bağışların yanı sıra üretimden elde edilen gelirler ve yerel
yönetim tarafından Islahhanelere gelir getirmesi için han, hamam, bağ, kaplıca, kavaklık gibi akarlar bağışlanmıştır.
Mithat Paşanın Niş Valiliği sırasında mezuniyet sırasında yörenin ileri gelenleri ve
halk toplanarak şenlikler düzenlenmiş, çocukların sınıf atlayabilmesi için sınavlar yapılmış,
örneğin potin dikme yarışması düzenlenerek öğrencilerin içerisinde başarılıları seçilmiştir. Bu etkinlik sırasında korunmaya muhtaç çocukları özellikleri ve çalışmaları halka aktarılarak
önemli bağışlar toplanılmıştır.
Islahhaneler, daha sonra Sanayi Mektepleri haline dönüştürülmüş ve korunmaya
muhtaç çocuklara yönelik hizmet vermeye devam etmiştir. Bu dönemde eğitim günün
koşullarına uygun işkollarına doğru yönlendirilmiştir.
İzmir Hamidiye Sanayi Mektebi güçlü bir mızıka grubu oluşturmuştur. Bu grup II.
Abdülhamit tarafından saraya davet edilmiş, başarılı çalışmaları nedeniyle madalya ile
ödüllendirilmiştir. Sanayi Mektepleri, daha sonra Sanat Okulları haline dönüşmüştür.
Sonuç;
Islahhaneler, sosyal hizmet tarihinin yatılı kuruluşları arasında ilklerden birisini
oluşturmuştur. Osmanlıcılık felsefesiyle tüm Osmanlı tebaası çocuklarını kucaklayan kurum,
imparatorluğun değişik yörelerinde açılmış ve başarılı çalışmalar yürüterek korunmayı muhtaç çocuklara mesleki eğitim vererek, iş sahibi olmalarını sağlamıştır.
Islahhanelerin başarılı olmasında Mithat Paşa’nın konuyu çok iyi yorumlaması ve
işleyişle ilgili sistematik bir yapı kurmasının büyük etkisi olmuştur. Kendisi valilik yaptığı
illerdeki Islahhaneleri sürekli izlemiş, yeniliklere açık bir hale getirmiştir. Islahhaneler
Nizamnamesinin incelenmesi halinde tüm konuların tek tek ele alınarak, çocuğun kabulünden başlayarak Islahhane süresindeki eğitimi ve iş kurma aşamasındaki tüm noktalar ayrıntılı bir şekilde işlendiği görülecektir.
Mithat Paşa, tüm bu çalışmalar sırasında “Toplumla Çalışma” yönteminin tüm
inceliklerini kullanmış, ilin ileri gelenleri ve eşrafın desteğini sağlamış, bununla yetinmeyerek yılsonu şenliklerinde halkı davet ederek onların çocuklarla bütünleşmesi sağlamıştır.
Islahhaneler ile ilgili haberlerin basında yer almasını sağlayarak, yapılan çalışmaların topluma ulaştırmıştır.



