TEST YAYINI

İŞSİZ SOSYAL ÇALIŞMACILAR ve “PEDAGOG” İLE ORTAYA ÇIKAN HUKUKSUZLUK/ ADALETSİZLİK

İŞSİZ SOSYAL ÇALIŞMACILAR ve “PEDAGOG” İLE ORTAYA ÇIKAN HUKUKSUZLUK/ ADALETSİZLİK
 

Adalet Bakanlığı tarafından istihdam edilecek bazı kadrolar 11.11.2020 tarihinde açıklanmıştır
Ekte yer alan bilgiye göre  kadrolar arasında görüldüğü gibi "pedagog" dan bahsedilmektedir.Halbuki 1982 yılından beri pedagoji bilimi ortadan kaldırılmıştır.Böyle bir diploma ve meslek Türkiyede yoktur.

 

Çocuk Hakları Sözleşmesi ve İstanbul Sözleşmesi gibi Anayasaya yer alan sözleşmelere rağmen “pedagog” konusunda diplomaya sahip ve yetkisi olmayan kişiler için söz konusu kadro  bu ilanda yer  almaktadır. Diplomaları ve yetkileri olmamasına rağmen çocuklar dahil kişilerin geleceğinin belirlenmesine yönelik adalet hizmetlerin verilmesi de bu şekilde hala sağlanmak istenmektedir.
Anayasanın 2,90. ve 137. maddelerine rağmen adalet hizmetine yönelik bu hizmette halen yer alan ve kendilerini “pedagog” olarak bahseden kişiler ile  bir yetki gaspı da ayrıca söz konusudur. Kendi diplomalarında yer almamasına rağmen yetkisi olmayan kişilerce verilen bu hizmet  aynı zamanda kamusal zarara da neden olmaktadır..
Özellikle Avrupa Sosyal Şartı’nın 14.maddesine rağmen sosyal hizmet yöntem ve uygulamalar ile ilgili yükümlük ,kanunlarda hala göz ardı edilmektedir. Üstelik diploması olmamasına rağmen bu kişilerin benzer yetki ve görev sahip kılınması bu kişileri aynı zamanda  sorumsuz kıl(a)maz.
Adalet hizmetine yönelik hak sahipleri açısından sözleşmelerin göz ardı edilmesi ve başta 5395 sayılı ÇKK dahil çeşitli kanunlarda benzer kılınması aynı zamanda Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ile ilgilidir. Adil yargılama hakkı bağlamında ortaya çıkan bu boyutun insanlık açısından açıkça  göz ardı edilmesi ve/ya vurdumduymazlık temel bir hukuksuzluğun ve adaletsizliğin oluşmasına halen neden olmaktadır..
Başta  insan haklarına aykırı olmak üzere ortaya çıkan bu hukuksuzluk ve adaletsizlik ile  bu durumun hukuksal sürece yansıtılması  sosyal hizmetler ve insanlık  ile ilgili görevler arasındadır.
Adalet Bakanlığı tarafından yayınlanan duyuru ile  diplomaları ve yetkileri olmamasına rağmen bazı kişilerin “pedagog” dan bu şekilde bahsedilmiş olması ve sosyal çalışmacıları benzer kılınması sonucu  sosyal koruma dahil kişilere müdahale etme konusunda cesaret etmeleri , TCK açısından bir durumu da açıkça ortaya çıkarmaktadır.
Yine sosyal hizmet konusundaki kişilerin benzer kılması aynı zamanda işsiz olan sosyal çalışmacıların haksız bir rekabete girmesine  nedendir. Bu hukuksuzluğun göz ardı edilmesine de açıkça ortak olmaktadır.
Sosyal çalışmacılar, önce kendi haklarını hemde hak sahiplerinin haklarının peşine düşmesini gerektirmektedir.”Taraf” yapmaktadır.Bu özellik “zekat memurluğu” gibi bir görevin ayrışmasına yardımcıdır.
Başta hak sahiplerine yönelik oluşan bu haksızlığın ve adaletsizliğin ortadan kaldırılması amacıyla Adalet Bakanlığı tarafından duyurulan bu kadrolar arasında ki “pedagog” ibaresinin  öncelikle  iptalini   gerektirmektedir..
Anayasal görevler bağlamında Adalet Bakanlığına yürütmeyi durdurma dahil 25.11.2020 tarihine kadar  kişisel,grup ve/ya topluluk tarafından yapılacak başvuru ile hukuksal bir sürecin başlanmasını da  gerektirmektedir.
Sosyal hizmet konusunda eğitim almış sosyal çalışmacıların haksız rekabet dahil kişisel açıdan hukuksal sürece başvurması, hukukuk üstünlüğü açısından görüldüğü gibi  mümkündür.
Bilim açısından da ele alındığında “pedagog” kadrosunun diploma ve  yetkisi  ile ilgili durumun hem TCK hemde  sözleşmelerin de birlikte ele alınması bu başvuruda gerekmektedir. AİHM kadar bir sürecinde başlamasına da  nedendir.
Meslek örgütleri de bu başvuru kapsamındadır. Mesleksel ve insan hakları ile  ilgili boyut ise öncelikli  görevler arasındadır.
Ayrıca ortaya çıkan hukuksuzluk ve adaletsizlik görüldüğü gibi  insan hakları açısından önceliklidir.Bu kadro,ayrıca hak sahipleri açısından  her yurttaşı da ilgilendirmektedir. Adalet hizmetinde yer alan kişi ve görevleri de özellikle birlikte içermektedir.
Çözümler ise gayet açık ve   bellidir.
Bir “sosyal çalışmacı” açısından öncelikle yakınma ve “ama” yı hiç düşünmemelidir.
İsterseniz başarabilirsiniz ..Başarılar..
SHU Nihat Tarımeri
.

adalethttps://pgm.adalet.gov.tr/Home/SayfaDetay/istatistikci-mimar-diyetisyen-sehir-planlayicisi-psikolog-pedagog-ve-sosyal-calismaci-kadrolarinda-calistirilmak-uzere-personel-alim-ilani11112020090054




Yorumlar

    Bu makaleye henüz yorum yapılmamıştır.

Yorum Ekle

Yorum yapabilmek için giriş yapmanız gerekmektedir. Giriş Yapın veya Üye Olun.