Türkiye Çocuk Esirgeme Kurumu “Talebe Sofraları”
Kemal Atatürk’ün “Memleket çocuklarını korumayı üzerine alan Çocuk Esirgeme Kurumu’na vatandaş yardıma mecburdur.” ifadesinden güç alan Türkiye Çocuk Esirgeme Kurumu Devlet-toplum kaynaşmasını sağlayarak, sosyal hizmet alanında birçok ilki başlatmıştır. Kurtuluş Savaşı sırasında cephede savaşan babaların, cephane taşıyan annelerin, cephe gerisindeki çocuklarına bakmakla işe başlayan Türkiye Çocuk Esirgeme Kurumu savaş sonrasında sağlıklı kuşaklar yetiştirebilmek amacıyla çocuğa, gence, aileye yönelik hizmetlere ağırlık vermeye başlamıştır.
Türkiye Çocuk Esirgeme Kurumu Tüzüğünün 4 Maddesi’nin (k) bendinde; “Yoksul okul çocuklarına okuma-yazma araç ve gereçleri, giyim eşyası sağlamak; bunların beslenmesi için aşevleri, öğrenci sofraları kurmak”(*) Türkiye Çocuk Esirgeme Kurumu’nun görevleri arasında sayılmıştır
Türkiye Çocuk Esirgeme Kurumu talebe sofralarıyla ilgili işlemleri yürütmek amacıyla bir talimatname hazırlamıştır. Bu sofralar okullarda ailesinin yoksulluğu, kimsesizliği yüzünden yetecek kadar yemek alamayan, doymayan, sıcak yemekten mahrum kalarak uzvi sefalete düşen zayıf ve cılız çocukları bu sefaletten kurtarmak, sıhhat ve hayatlarını korumak suretiyle genç nesil arasında çelimsiz, düşkün ruhlu, hasta elemanları azaltmak amacıyla açılmıştır. Çocukluk devresindeki türlü hastalık ve tehlikelerden yakasını kurtararak yaşama ve yaşatma hakkını kazanmış olan gençleri sefalete düşürmemek, millete ve memlekete yararlı talebelerin yetiştirilmeleri için talebe sofraları kurulmuştur.
Talebe sofraları şubeler ve okullar arasında işbirliği yapılarak kurulmaktadır. Amaç hergün yoksul öğrenciye sıcak öğle yemeği vermektir. Yemekler etli, sebzeli olarak çıkarılmakta, yemeklerin temiz, çok kalorili, gence yetecek kadar bol olması konularına dikkat edilmektedir. Talimatnamede gerekirse yemek işlerinin müteahhidlere verilebileceği, böyle durum-larda sıkı bir kontrolün gerektiği belirtilmektedir.
Her okul idaresinin seçtiği öğrenciler için yemek kabı, kaşık ve çatal sağlayacağı, isterlerse öğrencilerin bunları evlerinden getirebileceği belirtilmektedir. Okul yönetiminin yemek masası ve bir kaç peyke (sedir) temin edeceği, yemeklerin şubeler tarafından hazırlana-bileceği gibi, para karşılığı aşçılara da yaptırılabileceği, bunların yanısıra isteyen kişilerin birkaç çocuğu korumalarına alıp yemek paralarını vererek yardım yapabilecekleri vurgulanmaktadır.
TÇEK kayıtlarında talebe sofralarıyla ilgili ayrıntılı sayısal veri bulunmamaktadır. 1940 yılı verilerine göre 155.267 öğrenciye sıcak yemek verildiği belirtilmek-tedir. 1946-1947 yıllarında yapılmış olan 25. ve 26. Kongre’nin İş ve Hesap Raporlarında 112 talebe sofrasının bulunduğu kaydedilmektedir. 1921-1946 yılları arasını kapsayan bir diğer kaynakta 25 yıllık dönem içersinde 6.014.415 çocuğa yemek verildiği, 27‘si illerde, 14‘ü ilçelerde olmak üzere toplam 99 talebe sofrasının bulunduğu, bu sofraların yeterli besin alamayan yavrulara kucak açtığı belirtilmedir.
Daha sonraki yıllardaki kaynaklarda talebe sofraları ile ilgili bilgilere ulaşılamamıştır.
Yukarıda amaçları, işleyişi ve uygulamaları özetlenen talebe sofraları sağlıklı bir kuşak yetiştirmeyi amaçlamakla kalmamış, döneminin en güzel sosyal yardımlaşma örneği olarak tarihe geçmiştir.
(*) Burada alıntı yapılan 1964 yılına ait tüzükte öğrenci sofraları denmekte, konuyla ilgili diğer kaynaklarda talebe sofraları terimi kullanılmaktadır.



